TARİHÇE

Deniz ve gökyüzünün eşsiz buluşmasında kendi derinliklerinizi keşfedin.…

M.Ö. 3000'lerde kurulan antik kentlerin olduğu ve o dönemlerde "Işık Ülkesi" anlamını gelen Likya bölgesinden adını alan Lissiya Hotel, günü başlatan ve bitiren güneşin bütün ışıkları, gece bütün gökyüzünü kaplayan yıldızları ve ışık oyunlarıyla denizin üzerine düşen ay ışığını en güzel haliyle seyretmeye olanak sağlayan konumuyla günümüzün ışık ülkesini yaşatmaktadır.

 

Şimdi Işıklar Ülkesi Lissiya’da size tarif edeceğimiz tatili hayal edebilmek için önce derin bir nefes alarak gözlerinizi kapatın. Kendinizi baştan keşfedeceğiniz bir yolculuğa başlıyoruz, sadece hayal edin; Milat öncesi çağlarda Akdeniz’de yaşamış olan halkın arasına karışın. Daima kendine özgü bir konuma sahip olan Işıkların Ülkesi’nden içeri girin ve güneşi teninizde hissedin, eşsiz ağaçlarla kaplı ormanın kokusunu içinize çekin, çağlar öncesinde yaşamış o özgür ve başına buyruk insanların arasından geçerek sonsuz maviye dokunun. Gökyüzü sizi hiç böyle kucaklamadı… Öyle bir ülkedesiniz ki çatısında gökyüzü, penceresinde eşsiz denizin mavisi ve her yerde yeşilin dans eden tonları…

 

Mevlana der ki; “En uzun yolculuk insanın kendi içine yaptığı yolculuktur…”

Bir yolculuktasınız ve yolun başlangıcı da sonu da Lissiya’da sizi ağırlıyor. Hayatın kargaşası içerisinden sizi alıp, bambaşka bir dünyaya götüren bu ülkenin kapıları sonuna kadar açık. Lissiya’nın üzerinde dans eden milyonlarca yıldız ve ay tüm ışıltısıyla size fısıldıyor; “kendini keşfetmeye hoş geldin…” Günü aydınlatan güneş, Lissiya’nın tüm güzellikleriyle deniz mavi üzerinde sizi selamlıyor ve gözünüzü açıyorsunuz; eşsiz doğa ile gökyüzü, denizle birlikte ufka uzanıyor. Kendi derinliklerinizi keşfedeceğiniz bu yolculuk, önceden düşünülmüş her ayrıntısı ile Işıklar Ülkesi Lissiya’da sizleri bekliyor…